| Dünyadısı uzaylılarla karşılaşmanın konu edildiği filmlerde gelişmiş uzaylıları genellikle eciş bücüş yaratıklar halinde ve insanlara düşman veya aptalca hareket ediyor olarak izleriz. Mantığın ışığında; acaba gerçek nedir? Samanyolu'ndaki dünya gezegeninden 1000 yıl ileride olduğu kesin olan yaklaşık 10 bin gezegenin varlıkları nasıl yaşarlar, düşünce yapıları nedir?
Dünyamız bir gelişim düzeyine sahip ve bu düzeydeki insan çevredeki her şeyi kendini referans alarak değerlendirme hatasına düşüyor. Bunun nedeni ne kendini ne de evreni; onun işleyiş prensiplerini bilmiyor veya yanlış değerlendiriyor olması.
Bilimkurgu(!)-Macera filmlerine 'uzaylı istilası'nın da konu edilmesi son derece büyük bir saçmalık. Dünyaya ulaşabilecek kadar gelişmiş bir zeka şiddet, tek yanlı çıkar girişimi türünden düşünceler içermez. En azından var olan ve açıklarını kullanabileceği bir sistemi yok etmesi en düşük zeka düzeyindeki bir varlıktan bile beklenmez. Biyolojik örnek: virüsler. Ancak aklınızı karıştırmayın, virüsü burada minimum düzeydeki zekanın işleyiş prensibi olarak verdim; rna da bir bilgidir. Bilgi zekayı doğurur.
Dünyadan ileri; insandan üstün bir varlığın düşünme şekli nasıldır?
Dünyadan ileri bir yaşam şekli bilgiye dünya gezegenindekinden daha da çok ve kompleks bir yapıda olarak sahip olacaktır. Hem çeşitli uzmanlık alanlarındaki bilginin yoğun olması hem de bu alanlar arasında çoklu bilgi paylaşımının en üretken biçimde kullanılabilmesi demektir bu. Dünyada bugün gerçekleştirilmeye çalışılan birçok teknolojinin en mükemmel haliyle kullanılabilmesi demektir. Bu, konunun sadece bir yönü. Ayrıca farkettiğiniz gibi bu, dünyadan birkaç yüzyıl ileri bir uygarlığın kapsamına giriyor. Bunlar zaten tahmin edilebilecek şeyler. Hala düşünce yapısına girmedik. Dünyanın yüzyıllar ötesini düşlemek zor olsa da imkansız değil. İnsanoğlunun şimdiki durumundan 1 milyon yıl ileri olan bir medeniyetin temsilcilerinin nasıl yaşıyor ve düşünüyor olabileceklerini tanımlayabilir miyiz?
Girişte de bahsettiğim gibi insan, herşeyi kendi yapısının sağladığı dar bakış açısına göre değerlendirme eğilimindedir. Dünyadışı ve insanoğlundan en az 1 milyon yıl ileri bir medeniyet için 'bilgi'nin kapsamı dünyalıların tanımlarına uymayacaktır. İnsanoğlu herşeyi sınırlı bir ölçekte düşünebilir. Bilgi onun için A->B, A->C => B->C gibi basit aksiyomların sonucu olarak çıkabilir. Oysa sözkonusu ileri varlık için bilgi milyarlarca prensibin birbirleri arasındaki bir akış veya homomorf olabilen/olmayabilen izdüşüm demektir. Bu ise sınırsız bilgi edinimi demektir. Bu edinim bilgiye ulaşmak için araştırma yapmanın her zaman gerekli olmadığını ortaya çıkarır. Bir zamanlar Aristo da böyle diyordu. O zamanlar için yanlış olan bu deyiş, bilgi bir büyüklüğe eriştikten sonra doğrudur. Tıpkı Einstein'in İzafiyet Teorisi'nde Kara Deliklerin teorik varlıklar olmalarına rağmen artık gözlemlenebilir gerçek cisimler olmaları gibi.
Bilgi edinimi çığ gibi büyüyen bir medeniyet doğal olarak evren hakkında sınırsız bilgiye sahip olmaya başlayacaktır. Böyle bir medeniyet çok büyük uzaklıkları aşma bilgisine sahip olacağı halde böyle bir girişim, onu elindekinden daha çok bilgiye götürmeyeceğinden bu gereksiz işe kalkışmayacaktır. Dünyamızı çok ileri varlıkların ziyaret etmiyor ve ziyaret etmeyecek olmasının bir nedeni de budur. Diğer nedenleri bulmak için; kendinizi binlerce yıl öncesinin mağara devri zamanına gitmiş ve oradaki insanlarla iletişim kurmaya çalışıyor olarak düşünün.
Sınırsız denebilecek bilgi hayal gücünün gerçekleşmesini sağlar. Aklımızdan geçirdiğimiz ve bize saçma gelebilecek herşeyin gerçekleşebilir bir açıklaması olduğunu düşünün; duvarların içinden geçebilmek, ışınlanmak.... Eğer bilgi sınırsızsa; bilginin kontrolü de tam olacaktır. Bilgi olarak kastettiğim şey DNA da olabilir. Duvarların içinden geçebilmek; düşündüğünün bir maddenin, cismin, eşyanın önünüzde belirmesi bahsettiğim gelişmişlik düzeyinde mümkündür. Çünkü maddesel dönüşüm, enerji ve maddenin işlenmesi bugünkü sınırlı bilgi düzeyimizle bile mümkün. İnsan teknolojisi bugün bile kendi aklının alamayacağı şeyler yapmaya uygun düzeyde. Ama disiplinler ve disiplinlerarası bilgi yoğunluğu bazı şeyleri göze alamayacak kadar düşük yoğunluklu veya birçok fikir atıl halde bırakılıyor.
Dünyadan bir milyon yıl ileri bir uygarlıkta yaşam insan için son derece sıkıcı olabilir. Çünkü bu yerde herşey mantıksal bir çizgide; yapılması gereken neyse o yapılır ve yalnızca bilgi temelli olacaktır. Sınırsızlık, sınırsızlığı doğurur. Bu varlıklar için tek yaşam amacı; az önceki aşılamaz olan noktayı aşılabilir kıldıktan sonra onun daha geniş ölçekte doğurduğu problemleri tanımlayıp her birini aşmak ve süregidişi sağlamak olacaktır. Her sonuç bir milyon yeni soruyu doğursa bile bilginin sonuna geldiklerinde ne olacaktır? Herhangibir medeniyet evrendeki tüm bilgiyi çözümleyebilir mi? Bu mümkündür ve herhalde sonrasında yaşama devam etmek için bir sebep olmayacağından bilgiyi uzaya saçmanın mantıklı karar olacağına karar vereceklerdir. Çünkü evrendeki tüm yapıyı kendilerinin bir uzantısı olarak göreceklerdir. Buna yatkın uygarlıklarla temasa geçebilirler. Yani henüz dünya ile değil.
Bu derece gelişmiş bir uygarlığın üyelerinin insan gibi bir bedene sahip olması da gerekmiyor. İnsan türünde bir varlık, organik bir varlık, hızlı bir yaşlanma süreci gösterir. Bilginin korunması için bu çok kötü. Oysa genetik olarak uzun süre yaşayabilecek bir beyinden sonra, geri kalan kısmın organik olmasına gerek yok, ve gerek olduğunda da bunun uygun etkileşimi sağlayacak inorganik maddelerin bileşimleri şeklinde olması mümkün. Bu ise ömrü birden dünya zamanı ile onbinlerce yıla çıkarır. Tabi sınırsız bilgiye sahip bir varlığın beyninin bile yıpranabilir organik yapıda olması gerekmeyebilir.
Sizden bir milyon yıl ileride bir uygarlığa ait bir varlığa sormak isteyeceğiniz ilk soru ne olurdu?
Soruların büyük bir bölümü sorulma sıklığına göre çoktan aza doğru: Yaratıcı var mı, cennet-cehennem nerde, biz de sizin kadar gelişecek miyiz, suyu elmasa dönüştürebilir misiniz, başka bir yere ışınlanabilir misiniz, nasıl bir enerji kullanıyorsunuz, duygularınınz var mı, nereden geliyorsunuz, telepati yapabilir misiniz, v.s şeklinde olacaktır. Bütün bu soruların cevabını mutlaka alırsınız, çünkü sınırsız bilgi bu soruların cevabını da içerir. Ancak sorun şu ki cevapları da neredeyse sınırsız olacaktır. Onlara göre bir mağara devri insanı olarak bu cevapları anlayabilecek düzeyde miyiz?
Başka bir teori de; üstün ve sonsuz denebilecek bir yaşam süresine sahip bir varlığın insanı, tıpkı insanın bir böceği vicdan azabı çekmeden öldürebilmesi gibi dikkate almayabileceğidir. Başta da dikkat çekmiş olabileceğim gibi; bu durum bizden sadece birkaç yüzyıl ileride ve hala yabani duygulara dolayısı ile düşük zekaya sahip varlıklar için mümkündür. Ama bir milyon yıl ileride olup kendi vücut yapısını bile kendisinden kaynaklanan büyük bir bilgeliğin gerektirdiği doğrultuya uygun olarak düzenleyebilecek bir varlık için bunun gibi şiddet unsurları bulunmaz. Bu varlıklar sadece bilgi temelli olarak yaşarlar. Öyle ki sınırsız bilgi varlıklarını da sınırsız kılabilir.
Bugün, maddenin, enerjinin kararlı hali olduğunu biliyoruz. Madde bile milyonlarca yıllık bir süreçte kararlılığını yitirebilir. Birşeylerin kararlı, yokolmaz, olması gerekiyor. Sınırsız olan nedir? Sınırsız olan; sınırsız olanı bile kapsayan bilgidir. Bu şey, kendini kümeleyen bir kümedir. Bu paradoksun tek çözüm kümesi; sınırlı bir anda bile sonsuz defa dönüşüm gösteren bir yapıdır. Ancak tam kapalı bir sistemdeki enerji böyle bir özellik gösterebilir. Öyleyse şey -> enerji -> madde -> enerji -> şey denebilecek bu dönüşüm ancak sonsuz kararlılığı sağlayabilir. şey; mümkün en çok çeşitliliğe ve en az kararlılığa sahiptir. madde; mümkün en az çeşitliliğe ve en çok kararlılığa sahiptir. Bunlar arasındaki geçişte bilgi ve kararlılıkta artış/azalışlar olur. Bugünkü bilgilerimiz bunu söylüyor. Sınırsız bilgi ise, bu bildiklerimiz doğru olsa bile bu üç yapıyı bir arada kullanabilecek bir etkinliğe sahip oluştur.
Bilgisayarlarımız her seferinde tek bir biti işleyebiliyor, her seferinde trilyarlarca biti işleyebildiklerini düşünün; bilgimiz sınırsız bir şekilde artardı. Üstelik bunun olması mümkün.
Boşlukta yaşamaya başlayan bir ağaç, bir insan, bir başka tür canlı ürettiğimizi düşünün. Her an trilyarlarca bilgiyi işleyen bilgisayarlarla bunu yapmak mümkün.
Düşünebilen ve öğrenebilen; zeki 'bilgisayar canlılar' yaptığımızı düşünün.
Enerji probleminizin olmadığını, kendi kendini üreten ve seviyesi gerekirse üstel üstel olarak katlanabilen sınırsız bir enerji kaynağına; yerçekimi gibi, sahip olduğunuzu düşünün.
Bir zamanlar kendi vücutlarındaki hücrelerin DNA'sı sayesinde kendi kendilerini üretmeleri gibi; bir metal hurdalığına atıldığında mikroskobik bir robotun sahip olduğu dna'sal bilgi grubu ile devasa ve karmaşık bir makinenin birkaç saatte üretilebildiğini, ve bunun gibi taşınabilir kompleks milyonlarca çeşitteki bilginin varlığını düşünün.
Bunlar için gereken teknikler son derece karmaşık görünüyor. Bütün bunları yapmanın dünyadan bir milyon yıl ileride bir medeniyet için dünyalıların kağıt üretmesi kadar basit bir işlem olduğunu düşünün. Sanırım o zaman dünyadışı gelişmiş uygarlıkların nasıl oldukları hakkında gerçeğe biraz yaklaşabiliriz.
Ali Eskici
18.02.2005
|