Anasayfa Programlama / Kodlar İndir / Download Makale / Yazı Resim / Fotoğraf
E-Learning / Video Matematik Hakkımda Bilgi Ziyaretçi Defteri

Anasayfa > Makale/Yazı

Uzaydan Gelen Mesaj

Yıllar sonra, III.Kuşak SETI projesi olumlu bir sonuç vermişti. Yıllardır bir pulsar sinyali sanılan kaynaktan gelen frekans yüksek ayrıştırımlı parçalara bölündüğünde bunun aslında yoğun bilgi içeren karmaşık bir kodlama olduğu anlaşılmıştı.

Kod çözme işine her ülkeden en iyilerin katıldığı bir grup bilimadamı başladı. Bu kodun bilgi içerdiğinin uzun süredir anlaşılamamasının nedeni bunu gönderenlerin tekniği idi. Eğer bir bilgi iletecekseniz ve bunu çok uzun mesafeler için yapacaksanız, üstelik alıcının gelişmişlik seviyesine de bağlı olarak alım süresinin kısa olmasını da hesaba katabilirseniz mesajınız yüksek yoğunlukta bilgi içermelidir. Toplam bilgi katmanların bir bileşimi olmalıdır. İleri bir medeniyet her boyutta yeteneklidir. Örneğin; çok katmanlı bilgi iletiminde; biz insanlar bile şunu yapabiliriz: bir resmin içerisine bir metni gizleyebiliriz, hatta başka bir resmi. (Bkz. Ali Eskici'nin Resim Kodlayıcı programı), veya en basitçe metnimiz aynı anda başka ifadeler içerebilir, çok basit olarak örnek: "kimiSi tatili Evinde geçirmekTen hoşlanIr" (bu örnekte yazı karakteri büyük-küçük harf ayrımını yapmayı zorlaştırırsa başka yerde ve örneğin Courier fontta incelersiniz). Mesajı gönderen uygarlık sadece katman üstüne katmanlarca bilgi göndermekle kalmayıp bu katmanları da birbiriyle ilişkili olacak şekilde düzenlemişti. İşte zor olan ve çözüm için yüzlerce bilimadamını gerektiren de bu kısmın hangi düzenlere göre gerçekleştiğini bulabilmekti. Sonunda kodlayıcılar bütün katmanları yani yüzbinlercesini süper bir bilgisayara yükleyip tüm varyasyonlara göre mantıksal bir şema çıkarsamanın daha kolay olacağını düşündüler. Ancak yabancı bir uygarlığın gönderilerinin içerdiklerini değerlendirirken kendi mantığımız geçerli olacak mıydı? Elbette çözüm evrenin diliydi: Matematik. Yaklaşık 6 ay süren yoğun çalışmalardan sonra çözüm bulundu.

Elbette uzaylıların bildiğimiz bir dilde yayın yapmalarını bekleyemeyiz. Bulunan şey şekillerden ibaret milyonlarca sayfaydı.

Kısa bir süre sonra anlaşıldı ki; bu evrensel bilgiler içeren bir ansiklopedi olmasının yanısıra uzayda yolculuk yapılabilecek araçların tekniğini de içeren müthiş bir buluştu.

Bilgiyi özümsemiş bir varlığın yapacağı tek şey bilgiyi çevresine yaymaktır. Bu artık onun amacı olur. Entropi ve termodinamik bunu emreder; aksi halde yokoluşa mahkumdur. Zihnen gelişmiş bir insanı hiçbir şey yapamayacağı bir yere koyarsanız bu insan kendini yok eder. Uzaylılar da bilgiyi yayma amacını taşır. Tabi bazı insanlar sormuşlardı: "Yaydıkları bilgi birbirlerini yoketme riskini taşıyan medeniyetler için kötü değil miydi?". Oysa iyi düşünülmeden -hatta düşünmeden- sorulmuş bu sorunun cevabı açıktı: bu çapta; evrensel bir bilgiyi sunduğunuzda hayvani ilkelliğin getirdiği hastalık gezegeni yeterince sarmammışsa o, herhangibir grubun elinde güç olarak korunamaz. Örneğin uzaylıların ilettiği bilgide dünyalıların en büyük düşlerinden biri gerçekleşiyordu: sınırsız enerji. Dünya ve yörüngesinde veya başka bir gezegen veya çekim etkisi bulunan bir ortamda ise; çekim enerjisi dalgaları kontrol edilebilerek küçük bir araç bile büyük güçler kazanabiliyordu. Bu öylesine büyük bir güçtü ki ışık hızına ulaşmak mümkündü artık. Einstein'ın İzafiyet Teorisi'ne göre bir madde limit hız olan ışık hızına yaklaştığında kütlesi de limit kütleye yani sonsuza yaklaşmalıdır. Kara Deliklerin kütlesinin zamanı bile yutabilecek denli yoğun olduğunu biliyoruz; yani bir KD bilgiyi yok etmektedir. İşte elde edilen bilgi ile yerçekimi enerjisinin kullanımı ile durağan olmayan bir KD yaratılarak bunun merkezinin sürekli aracın dışında kalması sağlanıyordu. Araç, yapay KD'in tam olay ufkunda kalarak hızı sürekli artıyor ve ışık hızına ulaşıyordu.

Beklenmedik bir şey oldu.

Daha önce enerjisel bir yapay KD yarattığını sanan bilimadamları bunun aslında bir nötron yıldızı olduğunu farkettiler. Buna rağmen ışık hızına çok yaklaşmışlardı. Sonraki denemede aracın yapay çekim merkezi oluşturma kapasitesini arttırarak yapay bir KD oluşturdular. Deney sadece bir milisaniye sürdü. Çünkü sonra araç gözden kayboldu. Evrende nereye gittiği bilinmiyordu. Ya KD tarafından yutularak bilgi sıfırlanmıştı veya kuantum teleportasyonu işlemi çok büyük enerjiler sözkonusu ise sadece atomaltı parçacıklar için geçerli değildi. Bunlar evrenin kitabında zaten açıklanıyor olmalıydı ancak sadece şekillerden ve matematiksel ifadeler denebilecek mantık sembollerinden oluşan dili çözümleme işi hala sürüyordu.
İnsanlı bir deney yapmadan önce evrenin kitabının tamamen çözümlenmesi gerektiğine karar verildi. Ancak işler çığırından çıkıyordu. Kitabın yani pulsardan gelen yoğun nitelikli mesajın aktardığı mantıksal ifadeler insan diliyle şunu belirtiyordu:

"Hiper uzayda seyahat eden tam organik yapıda olamaz. Tam organik yapı gereken bilgi işlem kapasitesini gösteremez. Hassas ve ileri teknikle üretilmiş yarı organik veya inorganik varlıklar sadece bir beyine sahip olmak şartıyla bunu yapabilir."

Mesaj gelişmiş bilgisayarlardan bahsediyordu. Ancak bu satırlardan sonra gelen bilgi sınırları aşmanın gerekliliğini gösteriyordu:

"Verildiği gibi değilse iletimin bundan sonraki kısımlarını herhangi bir beyin algılayamaz. Organik bir beyin çözüm için gereklidir. Gerekli gelişme düzeyi veriliyor."

Yeni canlı türü yaratmak için genetiğe başvurmak gerekliydi. İnsandan daha üstün bir insanın formasyonu da açıklanmaktaydı. Bu 20 kg ağırlığında bir beyin ve onu beslemek için gerekli devasa makinelerden oluşan bir organizmaydı. Yapacağı da bilinçli düşünme, bilgiyi sentezleme olacaktı. Bir bakıma olabilecek organik bir bilgisayarın en ileri haliydi.

Anlaşılan pulsardan gelen mesaj sadece başlangıçtı. Bu beyin çözülebilenlerin sadece pastanın küçük bir dilimi olduğunu gösterdi.

Ne yazık ki iyimser uzaylı dostlarımız, amaçları sadece bilginin ışığında yürümek olan; maddenin dışına çıkmış bu varlıklar bir şeyi, sadece insana has bir durumu ya görmüşler de binlerce diğer uygarlık yanında önemsiz olabilir diyerek göz yummuşlar ya da tanımlayamamışlardı.

İnsan, tek başına rasyonel değildir, akılcı düşünemez, hatta düşünemez. Ancak biraraya geldiklerinde bu kavramlar kendiliğinden ortaya çıkar. İşte bireysel kalanlar; bu sağlıklı yapıdan beslenmeye çalışırlar. Pulsardan gelen hazine henüz çözüm aşamasındayken silah tüccarları dünyayı kontrol altına alabilmek için yeni bilgileri kullanmaya başladılar. Eğer bilinçsiz bir rasyonelliğe sahip organizasyonu olan kullanılabilecek bir grubu kullanan rasyonel olmayan bir varlığın eline büyük bir güç verirseniz; bilinçli irrasyonel güç, bilinçsiz rasyonel güçle karşılaştığında(*) ortaya kaos çıkar, bu hem fiziksel hem de matematiksel bir kaostur. Bilginin yıkımıdır. Uzay cismi Kara Delik'in yaptığı gibi.

Açgözlülük ve vahşi cehalet dünyanın kendisini kurtarmasına izin vermedi. Ve dünyayı yüzlerce yeni Kara Delik yok etti.

(*) Bilinçli rasyonel güç, bilinçsiz rasyonel güçle karşılaştığında ise Kuasar (Kara Delik'in tersi diyebiliyoruz) oluşur.

Ali Eskici
24.02.2005

Ali Eskici Web Sitesi 2008